Dilruba’nın tercihi!

Dilruba’nın tercihi!
Bir sonbahar gününe rastlıyordu  sanırım Hikmet’le askerden bu yana tekrar karşılaşmamız.
İki yıl oldu olacak  hani. Şaşırdık, kucaklaştık. Bizim iki sokak aşağı taşınmış… Pek sevindim,  yürüdük.
Nereye? dedi.
Demez olaydım, dedim işte bir  kere…
“Yavuklum var az ilerdeki  fabrikada” diye çıkıverdi ağzımdan.
Ben kızardım o sevindi gibi!
“Gerçekten bir sevdiğin var  mı?” dedi ama yüzünde bir hal, sanki imkânsız bir iş tutmuşum.
Yok, deyiverdim… Öyle uzaktan,  beğenirim işte, diye.
Güldü, hatta pis pis sırıttı.
Kızdım, çok kızdım da belli  etmedim.
Asker arkadaşı, can yoldaşı bir  yerde hani…
Yol istedim vermedi.
İlla ben de gelip, göreceğim şu  seni çarpan hanımefendiyi, dedi. Geldi de!
İki  ay sonra…
Hikmet, peşime takılalı iki ay  oldu olacak.
 Benim Dilrubam’ı gördü göreli,  rengi, sesi, giyim kuşamı değişti…
Dilruba hanımefendi her  önümüzden geçişinde, şahlanıp mevzilendiğimiz tepelikten asil bir panter misali  süzülüp tesadüfî bir karşılaşmanın tablosunu çizip durdu.
Ben mi ne yaptım, izledim.  Sadece izledim.
Maviye çalan o gözlerin  Hikmet’e takılı kalışını… Hikmet’in peşime takılamadığı günlerde de  o maviliğin  onu arayışını… Elimden kayıp giden bir aşkın hemen yamacımda mevzilenmiş sözde  arkadaşıma kaptırışımı izledim.
İki  ay 1 gün sonra
Karşımda, bir kedinin bin bir  can çekişi sözde…
Yalan!!!
Hikmet ölesiye üzgün,  mahçup…
Yalan!!!
Aşk Hikmeti çarpmış.
Aşk, Dilruba’ya Hikmet  görünmüş.
Hikmet bana Azrail.
Aşk bana hâlâ Dilruba!!!
Gerçek, hepsi gerçek. Boynumda  hayalimdeki saadetten yağlı bir urgan… Oturduğumuz tepelik mezar, ben  mezardaki bir garip âşık…
İki  ay 1 gün ve 1 saat sonra
Dilruba, karşımda. Hikmet,  hemen onun kayısı kurusu rengi omzunun arkasında.
Hikmet, ben.
Ben, Hikmet.
Roller karışmış.
Dilruba bu karışıklıkta  Hikmet’e âşık…
Aşk şaşkın. İki adam bir kadın  şarkıları için kâğıt kalemler de hazır.
Dilruba Hikmet’in olgun  suratına vurgun… Benim Dilrubam ise mavisi suratımdan ise bihaber!
İki  ay 1 gün ve 1 saat 10 dakika sonra
Hikmet ve Dilruba sevgili…
Aşk onların aralarında bir  sarmaşık…
Benim yüreğim küstüm çiçeği.
Hikmet Dilruba’ya aşık, Dilruba  Hikmet’e…
Bendeniz tepede yalnız bir  garip.
Hikmet benim asker arkadaşım.
Dilruba sevdiğim!!!
Hikmet’in kolu, gece mavisi  tüle sığınmış beli sarmış…
Bel halinden memnun, kıvrak…
Kalçası titreyen bir yakamoz  sanki…
Yüzlerinde, yüreklerinde bir  saadet uzaklaşıyorlar benden.
Ben eğreti bir garip, kalıyorum  olduğum yerde.
Dilrubam’ın tercihi içimde bir  kor.
Adım atsam boşluk, dursam yine  boşluk…
Dilruba nokta; Hikmet iki  nokta… Ben bir hiç…
Beş ay  sonra…
Onlar evlendi ben öldüm!
Sebahat Bağbars
*Başkalarının  fotoğrafları benim öykülerim serisi 1

Gazeteci, PR Marka Danışmanı... Fotoğraf Çekmeyi Sever, Keyfinin Kahyası İçin Çizer... Çocuklara Hobilerini Sevdirme Odaklı Resim Atölyeleri düzenler. Joimove ve Masallarla Dans Eğitmeni... Masal Anlatıcısı... Hayatı, insanları seven işte Ben:)