Bisküvi Kavanozu…

cocuk-kurabiye-kavanoz
Ev sahibi kadın, solaryumla kararmış yüzünde büyüttüğü nefreti,  kirpiklerinden küçük çocuğun sıkkın ayaklarına boşalttı.
“Dur!”
Çocuk bir sandalyeyi döven ayaklarına bir de yanı başında yeşil çiçeklerle bezenmiş bisküvi kavanozuna baktı, durmadı. Düzenli olarak gidip gelen minik ayaklara verilen cevap hep aynıydı.
“Tak,  tak,  tak…”
Kadın dumanı hâlâ  tüten çayını yudumlarken;  bisküvilere takılı kalmış iki üzüm tanesine sinsi bir gülüş atarak:
“Sana dur dedim!  Pis velet”
Küçük çocuk, güneş yanığı boynunu karşı odada ütü yapan annesine doğru uzattı. Bakışının dönüp dolaştığı yer yine bisküvi kavanozu oldu.  Ayakları ise aynı türküyü çalmaya devam etti.
“Tak,  tak,  tak”
Kadın, dolma parmaklarına yakışmayan incelikteki sigarayı dudağına götürürken çocuk; ayaklarını durdurdu.  Masanın üzerindeki bisküvi kavanozunu kaptı ve ayağa kalktı. Sinsi bakışları merakla dolan kadın, sigarasını dudağıyla buluşturamamanın verdiği sıkıntıyla:
“Bırak onu,  git söyle anana seni bir daha getirmesin bu eve!”
Çilleri çiçek gibi açan çocuk, bu kez gözlerini yukarı kaldırdığı bisküvi kavanozuna kilitledi ve kavanozu yere bıraktı. Yarın çocuklardan daha da nefret edecek olan kadın, bir çığlık attı. Gürültüye mutfağa koşan annenin şaşkın ve ürkek bakışları yere saçılmış kurabiyeler ve gözlerinden ateş fışkıran ev sahibi arasında gidip geldi. Sonra taburesinde sesiz sedasız oturan oğluna kızgın bir bakış fırlattı. Az öncesinin mutluluğu içinde gizli çocuk annesinin bakışlarını yine aynı sesle karşıladı.
“Tak, tak, tak”

Sebahat Bağbars

 

Gazeteci, yazar, kahkaha terapisti, masal anlatıcısı, masallarla dans eğitmeni... Keyfi çizer (Instagram @frommyherat_sb) Fotoğraf çekmeyi sever... Serbest olarak gazeteciliğini hala sürdüren Sebahat Bağbars 13 yıl hizmet verdiği PR Marka Danışmanlığı mesleğine 2017 yılında ara verdi. Bir çok sosyal sorumluluk projesine destek vermekte ya da bizzat yürütmektedir.